M.İhsan Karaman 
Haberler >> Uzmanla Söyleşi
 
ANASAYFA‹‹
KÜTÜPHANE‹‹


Cinsel Sorunlar Ve Tedavi Yöntemleri!

Cinsel sorunlar ve cinsel sağlık, çiftler tarafından hep yatak odasında gizli tututan, toplumumuzdaki yanlış değerlendirmelerden dolayı uzmanla paylaşılmayan toplumsal bir sorun. Çoğu erkek ve kadın, sorunlarını kulaktan dolma bilgilerle, tek başına çözmeye çalışarak, uzman desteğiyle aşılabilecek durumların daha da büyümesine neden olabiliyor. Hatta çiftler sırf bu nedenlerden dolayı ayrılıyor ya da birbirlerindan uzaklaşıyor. Cinsel sağlık konusunda sizleri dahada bilgilendirmek için, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Üroloji Klinik Şefi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. M. İhsan Karaman ile cinsel sorunların nedenleri ve tedavisi üzerine söyleştik. 

ailem.com: Kendinizi tanıtır mısınız?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: 1962 yılında İstanbul’da doğdum. 1986’da İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olarak ‘tıp doktoru’, 1991’de ise aynı fakültede ihtisasımı tamamlayarak ‘üroloji uzmanı’ ünvanını aldım. Takip eden on yıl boyunca Şişli Etfal Hastanesi Üroloji Kliniğinde başasistan olarak çalıştım. 1994 yılında Amerika Birleşik Devletleri, Houston şehrinde Baylor Tıp Fakültesi Üroloji Bölümünde misafir ürolog olarak görev yaptım. 1996 yılında girdiğim sınavda başarılı olarak üroloji anabilim dalında ‘üniversite doçenti’ ünvan ve yetkisi aldım. Ocak 2001’den bu yana, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Üroloji Klinik Şefi olarak çalışıyorum. Uluslar arası ve ulusal tıp platformlarında yayınlanmış 120’den fazla bilimsel çalışmam mevcut. Üç uluslar arası ve sekiz ulusal tıp derneğinin üyesiyim. Ulusal Çocuk Ürolojisi Derneğinin kurucularından ve halen yönetim kurulu üyesiyim. Üç bilimsel tıp dergisinin yayın kurulunda bulunuyorum. İngilizce ve Arapça biliyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım.

ailem.com: Uzmanlık alanınız hakkında bilgi verir misiniz?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Temelde uzmanlık alanım olan üroloji; erkek ve kadında, hem çocuklar, hem erişkinlerde idrar yolları, boşaltım sistemi ve cinsel organ ve sistemlerin sağlığı ve hastalıkları ile uğraşan bir bilim dalıdır. Bu bağlamda, örnek olarak, böbrekler, mesane, prostat, penis, yumurtalar gibi organların hastalıkları üroloji alanına girer. Üroloji uzmanlık alanı içinde, bu söyleşide kısmen konumuz olan cinsellik, erken boşalma, sertleşme sorunları, orgazm olamama, ağrılı ilişki gibi cinsel işlev bozuklukları da önemli bir yer tutmaktadır.

ailem.com: Erken boşalma birçok erkeğin ortak sorunu. Erken boşalma nasıl bir hastalıktır, tanımı ve belirtileri nelerdir?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Sağlıklı bir cinsel hayat, her erkek ve kadının günlük yaşamı içinde önemli bir yer tutar. Genel beden ve ruh sağlığının ayrılmaz bir parçası olan “cinsel sağlık”, zaman zaman gerçekten bozulabildiği gibi, bazen de kişiler aslında hastalık sayılmayacak geçici bazı aksamaları dert edinip psikolojik sorun yapmaktadırlar. Bu bağlamda, kırk-kırk beş yaş altındaki erkeklerin en çok şikayetçi oldukları cinsel sorun, erken boşalmadır. Erken boşalma, erkek cinsel sorunları içinde birinci sırada gelmektedir.

Erken boşalma olayı, erkeğin ve eşinin boşalmayı arzuladığı andan daha önce boşalmasıdır. Aslında erken boşalma, bir bozukluk, bir patoloji olmaktan çok fizyolojik olayların göreceli olarak beklenenden daha hızlı seyretmesi ile olmaktadır. Bazı erkekler cinsel yaşamlarının ilk başlangıcında daha erken boşalırken gittikçe boşalmayı kontrol ettiklerini ve daha geç boşalmaya başladıklarını, ancak aniden erken boşalmanın bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirtmektedir. Bir kısmı ise başlangıçtan beri hep çabuk boşalmaktan şikayet etmektedir. Sonuçta boşalma zamanı objektif zaman ölçüsü ile belirlenmekten çok, hastaların algılayış, ya da kabulleniş biçimi ile ilgilidir. Bir genelleme yapmak gerekirse, 30 yaş altındaki erkeklerde cinsel ilişki esnasında vajinaya duhul gerçekleştikten sonra 1-3 dakika içinde boşalma olması beklenen bir durumdur.

ailem.com: Erken boşalma sıklıkla kimlerde görülür, nedenleri tamamen organik midir? Sorunun psikolojik ya da organik olup olmadığını kişi kendisi anlayabilir mi?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Erkeğin boşalmasını hızlandıracak çeşitli etmenler söz konusudur. Ne kadar genç olursa, o derecede erken boşalması beklenir. Yine heyecan düzeyine bağlı olarak ve bununla ilişkili bir şekilde eşinin daha istekli, uyarıcı olması ve heyecan uyandırması ile boşalma süresi kısalır. Önceki boşalmadan sonra aradan geçen süre uzunsa, erkeğin boşalmasını kontrol etmesi zorlaşır ve daha çabuk orgazma ulaşır. Birleşme esnasındaki gidip gelmeler hızlandıkça boşalma ihtimali de artar. Kaygılı, sinirli ruh hali erken boşalma nedenleri arasındadır.

Sonuçta yeni evlenmiş, uzun süredir veya hiç cinsel ilişkide bulunmamış, genç, cinsel heyecanı yüksek, istekli bir adam, biraz heyecanlı, biraz tedirgin bir şekilde hızlı bir cinsel birleşmeye meylederse erken boşalma riski altındadır. Evliliklerin çoğunda böyle anlar olması hiç de şaşırtıcı olmamalıdır.


ailem.com: Karşılıklı memnuniyet içinde bir cinsel hayat sürdürürken birden ortaya çıkan erken boşalma sorunu neden oluyor?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Cinsel ilişkide rol alan tüm fizyolojik olayların zihinsel fonksiyonların ve duyguların kontrolü altında olduğunu unutmamak gerekir. İnsan cinsel işlevi yerine getiren bir robot değildir ki, programlandığı şekilde devam etsin. Her şey normal seyrinde giderken bir akşam eve günün stresinden bunalmış, yorgun ve sıkıntılı bir halde geldiğinizi düşünün. Eşinizle cinsel ilişki içine girdiğiniz zaman dahi bir yığın sorun zihninizi kurcalamaya devam ediyor. Kısa süren bir sevişme erken boşalma ile sonlanıyor. Daha sonraki gecelerden birinde eşinizle tekrar yatağa girdiğinizde aynı stresi yaşamıyorsunuz, ama bu sefer acaba yine başarısız mı olacağım, boşalmamı kontrol edebilecek miyim? gibi sorular aklınıza geliyor. Bu kaygı sizin öncekinden daha erken boşalmanıza yol açacaktır. Böylece bir kısır döngü içine girersiniz; başarısızlık korkusunu takip eden performans kaygısı ve onun sonucunda yine başarısızlık olan bir kısır daire.

Bütün bu anlattıklarımızdan ortaya çıktığı gibi, erken boşalmanın altında, çok büyük oranda, organik olmayan nedenler yatmaktadır. Ancak hastanın bunu kendiliğinden anlaması zor olacağından, organik sebepleri aramak ve ekarte etmek için mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmalıdır.

ailem.com: Sık masturbasyon yapmak, erken boşalmanın nedenlerinden midir?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Optimal şartlar olmadan erken seksüel deneyim, kaygı altında yapılan kaçamak cinsel ilişkiler, masturbasyon alışkanlıkları, özellikle masturbasyona alışanlarda cinsel uyaranın özelliğinin değişmesi gibi faktörler, erken boşalma konusunda suçlanmıştır.

ailem.com: Türk erkeklerinde bu sorun ne oranda görülüyor?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Ülkemizde yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre Türk erkeklerinde erken boşalma oranı %46 olarak belirlenmiştir. Biz de klinik deneyimlerimiz ve hastalarımızdan aldığımız bilgilere dayanarak, gerçekten de bizim ülkemizde erken boşalma sıklığının gelişmiş Batı ülkelerine göre daha fazla olduğunu söyleyebiliriz.

ailem.com: Bu sorun başka fiziksel rahatsızlıklara yol açabilir mi?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Hayır, erken boşalmaya bağlı bir organik-fiziksel rahatsızlık oluşmaz. Ancak, ileri derecede erken boşalma uzun süre devam ederse, gerek erkek gerekse kadın ruhunda yaralar açar ve psikolojik ya da sosyal problemlere sebep olabilir.

ailem.com: Erken boşalmanın tedavisi hakkında bilgi verir misiniz?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Boşalmayı geciktirmek amacı ile çeşitli ilaçlar denenmiştir. Lokal uyuşturucu kremler veya spreyler bunların başında gelmektedir. Ancak sadece penisin üzerindeki sinir uçlarını uyuşturmak fazla yarar sağlamaz. Sertleşme ve boşalma tüm otonom sinir sistemini ilgilendirmektedir. Esas büyük cinsel organın iki bacak arasında değil, iki kulak arasında olduğunu söyleyenlerin iddiasını hafife almamak gerekir. Ayrıca bu tür ilaçlar, lokal uyuşturucu etkisi ile boşalmayı geciktirmekten çok penisin duyarlığını azalttığı için, temastan duyulan cinsel zevki azaltmaktadır. Bu lokal uyuşturucu maddeler cinsel birleşme esnasında vajen duvarından emilerek bu dokuların hassasiyetini azalttıklarından, kadının orgazm olmasında gecikmeye yol açmakta ve sorunu adeta pekiştirmektedir. Bu yüzden bu tür sprey ve kremler tıbbi pratikte terk edilmiştir.

Son zamanlarda depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yan etki olarak boşalmayı geciktirdiği fark edilmiş ve bu ilaçlar tedavide kullanılmaya başlanmıştır. Bu ilaçlardan hastalar yarar görmektedir. Ancak boşalma kontrolünde sırf ilaca dayalı bir tedavi yararlı olsa da, ömür boyu ilaç kullanmanın zorluğu nedeniyle cazip görülmemektedir. Aslında boşalmayı kontrol edebilme bir öğrenme sorunudur. Hastanın bu öğrenimine yardımcı olmak amacıyla ilaçla tedavi edilmesi, veya daha doğru bir ifade ile, tedaviye ilaç eklenmesi doğru bir yaklaşımdır. Ancak esas olan, erkeğin kendini ve eşini memnun edecek şekilde boşalmasını kontrol edebilmeyi öğrenmesidir.

Prezervatif kullanılmasının boşalmayı geciktirmede yararlı olduğunu ifade edenler vardır. Doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmıyorsa, sırf boşalma kontrolü için prezervatif kullanılması çok cazip değildir.

Her erkeğin aynı duyarlıkta olmadığı, aynı cinsel tepkiyi vermediği bir gerçektir. Yukarıda belirtildiği gibi, fazla cinsel heyecan duyan ve psikolojik kaygı içindeki erkekler daha erken boşalır. Öyleyse, boşalmayı kontrol etmek öğrenimi içinde öncelikle cinsel heyecanı yatıştırma ve sakinleşmek gelir. Hem zihnen hem bedenen gevşemek, sakinleşmek önemli oranda yardımcıdır. Sık cinsel birleşmede bulunmak boşalma aralarını ve dolayısı ile duyarlılığı azaltacaktır.

Cinsel birleşme anında erkeğin pozisyonunun boşalma üzerine etkisi vardır. Bu yüzden bazı pozisyonlarda boşalma daha hızlı olmaktadır. Erkeğin üstte olduğu klasik cinsel birleşme pozisyonu boşalmanın geciktirilmesi için elverişli bir pozisyon değildir. Daha rahat olduğu, kolay gevşeyebildiği ve efor harcamadığı bir pozisyonda erkek boşalmasını daha rahat kontrol edebilir.

Tedavi için önerilen en basit yöntem, sevişme esnasında erkeğin boşalma anına yaklaştığını hissettiği zaman, penisin ucunu iki parmağı arasında sıkarak vücuttaki cinsel heyecanın azalmasını bir süre beklemesi ve yeteri kadar gevşedikten sonra tekrar sevişmeye başlamasıdır. Bu yöntem uygulanırken bekleme anında derin derin nefes alınmasının da yararı olmaktadır. Ayrıca seks terapistleri tarafından bu tür şikayeti olan çiftlere bir takım öğrenme egzersizleri yaptırılmaktadır.


ailem.com: Erkeklerin diğer önemli sorunu cinsel işlev bozukluklarından sertleşme sorunu. Bu önemli konunun sosyal boyutu hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman:
Hemen her erkeğin hayatında en az bir kez sertleşme güçlüğü ile karşılaşması söz konusudur. Belli bir iş yorgunluğu, stres, geçimsizlik gibi durumlarda münferit olarak bu sorunla karşılaşılırsa dert edinmemelidir. Eğer sorun tekrarlar veya gittikçe kötüleşirse tedavi arayışı kaçınılmaz olur.

Erektil işlevin (erkeğin sertleşme ve cinsel ilişki fonksiyonu), aile kurumunu bir arada tutan mutluluğun ana yapı taşı olduğunu unutmamak gerekir. Yani erektil işlev bozukluğu olması sadece bir kişinin sorunu değil, karı kocanın ortak sorunudur. Birlikte olma arzusunun, yani aile kurumunun devamı göz önüne alındığında bir kol kırılması, böbrek hastalığı veya göz hastalığına kıyasla sosyal yapıyı daha derinden etkileyen bir durumdur. Bu yüzden en az diğer hastalıklar kadar, belki daha fazla tedavi arayışına girilmesi gerekir.

Cinsel ilişki kurmada başarısız olmak utanılacak bir durum değildir. Bireyin sağlığını kazanmak istemesi en doğal hakkıdır. Konu ile ilgili yayınlar yapan gazete ve dergiler, yeterli aydınlatma yapmak yerine abartılı ifadeler kullanmakta, fantezi yaklaşımlar sergilemekte ve okuyanların beklentilerini gerçek dışına çekmektedirler. Yine pornografik yazılı ve görsel basın araçları normal dışı ilişkileri ve fantezileri aşırı bir abartmayla sunduklarından muhataplarını yanlış bilgilendirmekte normal seks ile abartılı davranışların karıştırılmasına yol açmaktadır. Bu yüzden, çoğu kez yarar yerine zarar sağlamaktadır. Ayrıca, her tedavi şekli tüm hastalar için geçerli bir yöntem değildir. Mutlaka konunun uzmanının hastayı değerlendirerek uygun tedavi yöntemini seçmesi gerekir.

Özellikle doğuda aşiret yapısının hakim olduğu yerlerde fiziksel nedene bağlı ereksiyon sağlayamadığı halde, toplumsal baskı altında evlilikleri yıllarca sürdüren, çocuk sahibi olamadıkları gerekçesiyle yine çevre baskısı sonucu baş vuran hastalarımız olmaktadır. Bunlar gerçek evli olmaktan çok, aile ve çevre baskısı sonucu aynı evde oturmaya zorlanan ve ancak evlilik ürün vermediği zaman fark edilen insanlardır. Cinsel işlevin gerçek değeri bilinir, insanlar bu konuda yeteri kadar bilinçlenirse, böyle akıl dışı durumlarla karşılaşmamız söz konusu olmaz. Bu kültür yapısı içinde ne yazık ki, ortaya çıkan cinsel problemler eşlerden birinin yetersizliği, başarısızlığı ya da iktidarsızlığının bir ölçüsü olarak kabul edilmektedir. Erektil işlev bozukluğu söz konusu olduğunda erkek iktidar kaybı paniği içinde sorunu gizleme yolunu seçmektedir. Aksine problem çözülmesi gereken, çözülebilecek bir sorun olarak algılanmalıdır.

ailem.com: Bu konuda Türk erkekleri daha hassas. Doktora gözükmektense, beklemeyi ya da bu şekilde yaşamayı tercih ediyorlar. Siz bu konuda ne önerirsiniz?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Tıbbi bir tedavi arayışına girmeden önce, alkol ve sigarayı bırakma, stres ve anksiyeteyi ortaya çıkaran ortamlardan ve olaylardan uzaklaşma gibi günlük yaşam değişiklikleri yaparak, problemin kendiliğinden düzelmesine çalışmakta yarar vardır. Eğer bu yolla sorun giderilemezse tıbbi yardım arayışına girilmelidir.

Batılı ülkelerde olduğu gibi seks terapistleri ülkemizde bulunmadığı için, baş vurulması gereken kişi doktor olmalıdır. Hangi doktor? Üroloji uzmanı mı, psikiyatri uzmanı mı, yoksa dahiliye-endokrin uzmanı mı?

Branşlaşmanın son derece detaylara kadar indiği günümüz tıbbında, bu konuyu çözecek olan hekimlerin hangi branşta olduğu konusunda belirsizlikler bulunduğundan hastalar nereye baş vuracaklarını bilememektedir. Yine de, ülkemizde giderek halkın da öğrenip takip ettiği doğru uygulama, sertleşme bozukluğu için öncelikle bir üroloji uzmanına müracaat etmektir.

ailem.com: Erken boşalma ya da sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin eşleri nasıl davranmalı? Neler yapmalı? Bu konuyu aralarında açık açık konuşmak mı, hiç yokmuş gibi davranmak mı daha doğru?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Ortaya çıkan cinsel problemin farkına varmak, onu birlikte tartışarak çözmeye çalışmak, eşler arasında daha büyük ilişki sorunlarının oluşmasını, ayrılıkların meydana gelmesini önleyecektir. Yani ilk adım erkeğin sorununu eşi ile birlikte tartışmaya açması, cinsel ilişkilerini gözden geçirip karşılıklı zevkleri ve beklentileri konusunda bilgi alış verişinde bulunmasıdır. Gariptir ki, mutat olarak karı-koca aynı yatakta yattıkları, seviştikleri ve cinsel birleşmede bulundukları halde, bu doğal eylemlerini söze dökmekten, bir biri ile konuşmaktan kaçınırlar. Sadece karşılıklı konuşma ile bile, karı-koca birbirlerini daha iyi tanıma fırsatı elde eder ve sorunun üstesinden gelebilir. Sorunun her zaman tek yanlı olmadığı hatırda tutulmalıdır.

ailem.com:
Sertleşme bozukluğunu tarif eder misiniz?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Erektil disfonksiyon, ya da sertleşme sorunu tatmin edici bir cinsel birleşme için yeterli bir penis sertleşmesinin sağlanamaması veya sürdürülememesi ve bu durumun sürekli veya nükseden bir şekilde ortaya çıkmasıdır. Sertleşme sorunu sadece penisin sertleşme yeteneği ile ilgilidir. Libido, boşalma ve orgazmla bir ilgisi yoktur.


ailem.com: Sertleşme sorununun sebepleri hakkında bilgi verir misiniz? Nedenler fiziksel midir yoksa psikolojik kaynaklı mıdır?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Sertleşme sorunu olan vakaların çoğunluğu (%75) psikolojik değil fiziksel kökenlidir. Psikolojik kaynaklı ereksiyon bozukluğu, başarı kaygısı ve iç çatışmaların olumsuz görünümlerine bağlı iken fiziksel nedenler arasında anatomik, sinirsel kaynaklı, endokrinolojik, ilaç bağlantılı ve damar sistemi kaynaklı komplikasyonlar yer almaktadır. Damar sorunları, ereksiyon bozukluğunun en sık rastlanan nedenidir.
Organik sebepler: Penisin kan dolaşımında görülen bozukluk, sinir iletimindeki aksaklık, kan hormon düzeyinde meydana gelen değişiklik, metabolik bozukluk... sayılabilecek başlıca organik ereksiyon bozukluğu nedenleridir.
Psikolojik sebepler: Çağımızın hastalığı stres, evlilik sorunları, depresyon, cinsel başarısızlık korkusu, cinsel bilgisizlik, başlıca psikolojik ereksiyon bozukluğu nedenleridir.

ailem.com: Sertleşme bozukluğu sıklıkla hangi durum ve kişilerde görülür?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Sertleşme sorunu, yaşın ilerlemesinin yanı sıra koroner arter hastalığı, yüksek kolesterol düzeyi, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi bir dizi hastalığa bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Şeker hastalığı durumunda, arterlerde ve penise kan taşıyan daha küçük kan damarlarında meydana gelen değişmeler ve ereksiyon işlevinde yer alan sinirlerin hasar görmesi erkeklerin %50 ila 70'ini ereksiyon bozukluğuna yatkın hale getirmektedir.

ailem.com: Nasıl tedavi edilir?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Üroloji uzmanının muayene ve tetkikleri sonucunda ortaya çıkan sorunun sebebine ve derecesine bağlı olarak, mevcut tedaviler arasında penis içine ilaç enjeksiyonları, ağız yoluyla tedavi (hap kullanımı), hormonal ilaç tedavisi (testosteron), atardamar ameliyatı, toplardamar ameliyatı, protez penis (mutluluk çubuğu) takılması, vakum-sıkma araçları (ereksiyon pompası) ve psikoterapi sayılabilir.

ailem.com: Eklemek istedikleriniz?
Doç. Dr. M. İhsan Karaman: Genel sağlık ve mutluluğun ayrılmaz bir parçası olan cinsel sağlıkta zaman zaman aksamalar meydana gelmesi halinde, kişilerin hiç paniğe kapılmadan ve çekinmeden üroloji uzmanına başvurmaları gerekir. Mutlaka, ama mutlaka dertlerine bir çare bulunacaktır. Bu konularda daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler http://www.ihsankaraman.com/ adresli kişisel web sitemizi ziyaret edebilirler.

ailem.com: Teşekkür ederiz.


[08.08.2003]