Sık Sorulan Sorular
Bu sayfada hastalar tarafından bana iletilen ve tarafımdan cevaplanmış soruları ve cevaplarını bulabilirsiniz.İletilen sorular arttıkça bu sayfada yer vermeye devam edeceğim.
İdeal Penis Boyu Hakkında Bilgi Alabilir Miyim?

Soru: penis boyu nasıl ölçülür.ideal penis boyu nedir.

Cevap: Yetişkin bir erkeğin penis uzunluğu sertleşmiş halde iken ortalama olarak 11-18 santim arasında değişir. Ancak ölçüm şekline göre farklılıklar olabilir. Penis boyutları 20'li yaşların ortasına kadar artabilir. Elbette kişye göre farklılıklar vardır, ancak bilinmelidir ki tatminkar (hem kendisi hem de partneri açısından) bir cinsel yaşam için penis boyutu - sanıldığı kadar - önemli değildir. Penis boyutu ile ilgili sorunlarınızı bir Üroloji uzmanı doktora başvurarak paylaşabilirsiniz. Eğer penis boyutu normal sınırların altındaysa bazı cerrahi çözümler düşünülebilir. Ancak bu tip ayrıntılı cerrahi tedavilerde penis boyutundaki artış oldukça kısıtlıdır.

Varikosel Ameliyatı Hakkında Bilgi Alabilir Miyim?

Soru: Merhaba oncelikle calismalarinizda basarilar dilerim.Herhangi bir kronik rahatsizligim yok ve 30 yasinda bir erkegim gecen hafta yapilan testlerde spermogram ve ultrasonografi sonucu Varikosel teshisi kondu.Oldukca yogun tempoda calistigim bir ise sahibim.Ameliyat sonrasi yeterli istirahat suresi ve ameliyatin ne sekilde yapildigini ogrenmek istiyorum.Bana bu konudaki daha onceden size sorulmus sorulari ve cevaplarinizi okudugum icin vereceginiz sorular benim icin yeterli olacaktir.
Tesekkur Ederim.

Cevap:
Ameliyat genel anestezi altında kasık bölgesine yapılan bir kesi ile gerçekleştirilir. Bir taraflı ameliyat genellikle yarım saat kadar sürer. Aynı gün taburcu olunur. Evde maksimum bir hafta istirahat yeterlidir. Daha ayrıntılı bilgi için tarafımıza başvurabilirsiniz

İdrardan Kan Gelmesi İçin Ne Yapmalıyız?

Soru: esim 25 yasinda biz su an ingilterede yasiyoruz 2 ay kadar once esimin idrariyla birlikte bir miktar kan geldi hastanede bir cesit testler yapildi idrarina ve bakteri olusmus dediler bir tip enfeksiyon dediler fakat kanin nerden geldigini bilmiyoruz dediler ultroson ve kamerayla idrar torbasina bakmamiz lazim dediler ve baktilar ultroson temiz cikti
kamera kontrolundede kanallar rahim ve idrar torbasi temiz cikti bu olay dun oldu ve esim su an idrara cikarken cok aci cekiyor ve bir miktar kan geldi bu bir sure surer dediler ama kac gun surer bilemiyoruz bize agri kesici vermediler acaba icebilirmi esim ve islem yuzunden yeniden enfeksiyon kapmasin diye antibiyotik icebilirmi elinde biraz var bu aci kac gun surer

Cevap:
Bu durum "hemorajik sistit" dediğimiz ciddi bir idrar kesesi iltihabını düşündürüyor. En az 10 gün kadar "ciprofloxacin" içeren bir antibiyotik ve "paracetamol" içeren bir ağrı kesici almasında yarar var. Geçmiş olsun.

Meniden kan Gelmesi Sorunu İçin Öneriniz?

Soru: 29 yaşında bir erkeğim ve bekarım.benim sorunum menimden kan geliyordu.ve largopen tablet kullandım.ve bu beni psikolojik olarak çok rahatsız etti.doktor arkadaşın tavsiyesi üzerine bu tableti kullandım.ve bir hafta sonra tekrar mastürbasyon yaptım ve daha kesilmemişti ve şu anda bir haftadan beri denemiyorum.acaba geçtimi diye denemiştim.Acaba tedavi için ilaçı tekrar kullanayımmı yoksa ne yapmalıyım.Bu konuda beni aydınlatırsanız çokk sevinecem.TEŞEKKÜRLER.

Cevap: Meniden kan gelmesi, mutlaka üroloji uzmanı tarafından tetkik edilmesi gereken bir durumdur. Meni tahlili ve makattan ultrason yaptırmak gerekebilir. Ezbere ilaç kullanmak faydasızdır.

Alt Islatma İçin Verilen İlaç Uzun Süre Kullanılabilir Mi?

Soru: Benim oğlum 7 yaşında altına kaçırıyor.Doktor müracat ettiğimizde minirin dilaltı tablet verdi bu ilacın ileriye dönük olarak yan etkisi varmı.

Cevap: Ciddi bir yan etkisi yoktur. Yıllarca kullanılabilir.

Böbrek Taşı ile Ereksiyonun İlişkisi Var Mıdır?

Soru: 29 yaşında erkegim sag böbregimde 2cm büyüklügünde taş tesbit edildi.ilk gittigim doktor ameliyattan başka çözüm olmadıgını söyledi.ikinci doktor diger doktorun yanıldıgını taşın kırılabilecegini söyledi.şimdi I.V.P. filmi (ilaçlı filim)çekinecegim sonra wslp dogru yazamadım ama anlarsınız.ben doktora sertleşmeme sorunu için gittim ve daha önce taş düşürdügümü söyledim.ilk doktor taşın kanallara baskı yaptıgını taş alınınca sorunun ortadan kalkacağını söyledi.ikinci doktor hiç alakasının olmadıgını ve 6ay evli olan kişilerde sertleşme sorununu araştırabileceklerini benim böyle bir beraberlikten sonra bu iddiada bulunmam gerektigini söyledi.penise iğne yapılarak bakılabileceğini ve benim boşuna masrafa girmemem gerektigini söyledi.böyle bir masrafın fiyatı nedir hangi doktora inanayım

Cevap: Taş ile ereksiyonun bir ilişkisi yoktur. Sertleşme sorunu her yaş ve dönemde araştırlabilir. Hastanın durumu, şikayet düzeyi ve problemin tipine göre yapılacak tetkikler ve dolayısıyla masraf değişkendir. Bize başvurursanız en ekonomik şekilde sorunu çözmeye çalışırız.

Boşalma Hızı Kısırlığı Etkiler Mi?

Soru: Benım korkum spermın ılk bosalma anındakı hızından dolayı bu kısıtrlık belırtısı olabılırmı ? sperm akarken hız gerekır mı ?

Cevap: Hayır. Sperm vajina içine giriyorsa hızı çok önemli değildir.

Diyetle Böbrek Taşı Önlenir Mi?

Soru: Merhaba.30 yaşında bayanım ve yaklaşık 15 yıldır sürekli böbrek taşı düşürüyorum.Taşımı tahlil ettirdiğimde kalsiyum oksalad-kalsiyum fosfat taşı olduğu söylendi.Doktorum bana bir sürü yiyecekten mahrum kalacağım ve tekrarlamayacağını garanti veremediğinden diyet yapmamı tavsiye etmedi.Henüz ilaç kullanmak içinde erken dedi.Fakat bu işin kökten bir çözümü yokmudur.

Cevap: Diyette böbrek taşını engellemek çok zordur. Bu durum bünye ile alakalıdır. Bol su, maden suyu ve limon suyu içmek en iyi tedbirlerdir.

Prostat Büyümesi Kalıtsal Mıdır?

Soru: babam prostat.benimde prostat olma olasılığım nedir? kısacası prostat kalıtımsalmıdır?

Cevap: Hayır, Normal prostat büyümesi kalıtsal değildir. Ancak prostat kanserlerinde kalıtımın rolü vardır.

Böbrek Taşı İçin Böbrek Filmi Çektirmek Gerekli Mi?

Soru: yaş 28 erkek . böbrek ağrısıyla doktora gidildi ve yaılan ultrason sonucu bir tarafta 1 adet diğer tarafta 2 adet olmak üzere taş çıktı benden ayrıca böbrek filmi yapılması istendi bunu yaptırmak gerçekten gerekirmi ve bu durum için beni aydınlatırmısınız ivedilikle olursa sevinirim

Cevap: Ultrasonda böbrek taşı görülünce, bunun tedavisini doğru planlamak için böbrek filmi gereklidir.

“Penis boyutu ne kadar olmalı? Penis nasıl büyütülür?”
Çok sık sorulan sorulardan bir tanesi penis boyutu ile ilgilidir. Gerek halkımızda, gerekse tüm dünyada takıntı haline getirilmiştir penis boyutu. Şunu ifade etmek lazım; penisin, cinsel fonksiyonunun erkek ve kadına dönük tarafı açısından, cinsel aktiviteden haz alma bakımından penisin boyutunun aslında sanıldığı kadar önemi yoktur. Ancak ilişki sırasında kadını tatmin etme bakımından alt sınır olabilir. Özellikle vajinanın duyarlı olan ilk girişteki üçte birlik kısmına ulaşabilmek ve uyarabilmek bakımından, penisin sertleşmeden sonra minimum 7 santime ulaşabilmesi yeterlidir. Tabii ki yaşanılan iklime, ırka, genetiğe göre dünya genelinde ve birçok insanda penisin boyutu farklı olabilir. İnsanların nasıl organlarının boyutları aynı olmuyorsa, mesela kulak kepçeleri her insanın aynı olmuyorsa, herkeste aynı uzunlukta penis olacak diye bir şey yok. Önemli olan cinsel fonksiyonun yeterli olması, bunun için “Daha uzun penis=daha iyi cinsellik” orantılaması kesinlikle yanlış. Hatta bazen fazla uzun penislerin, ilişki sırasında eşte rahatsızlık vermesi de sözkonusu, dolayısıyla ereksiyon pozisyonunda penis boyutunu takıntı yapmamak gerekir. Türk toplumunda ortalama onbir santim civarında olduğu birtakım araştırmalar neticesinde tespit edilmiştir.
Penis büyütmek, ancak bir ürolog hekim tarafından kısalığı tespit edilmiş ise yapılabilir ve bunun da birtakım ameliyatlarla yapılması mümkündür. Piyasadaki penis büyütücü hapların veya jellerin hiçbir şekilde penisin büyümesine etkisi olamaz. Bunlar tamamen ticarî bir amaca yönelik, kandırmacadan ibarettir. Kesinlikle bunlara inanmamak lazım, bu uğurda hiçbir külfete katlanmamak lazım, penisin kısalığından şüphe edenler varsa, ürolog hekime başvurmalıdır. Eğer ciddi anlamda kısalık varsa tıbbî müdahale yapılabilir.

Yeni evli bir bayan soruyor: “Eşim oral seksten hoşlanıyor. Ben ise bu konuda tereddütlüyüm. Konunun sağlık ve dinî açıdan durumunu merak ediyorum.”
Oral seks, ağız yoluyla yapılan cinsel oyunlar, özellikle ön sevişme sırasında ağız ve dil-dudak kullanılarak yapılan kadın veya erkeğin uyarılmasıdır. Öncelikle sağlık açısından baktığımızda, eğer hijyenik kurallara riayet ediliyorsa, her iki tarafta da bulaşıcı hastalıklar yok ise, sağlıklı bir çiftten bahsediyorsak, tıbbî anlamda gerek kadının erkeğe, gerekse erkeğin kadına uyguladığı oral seksin; dille, dudakla cinsel organların uyarılmasının bir sakıncası yoktur.
Dinî açıdan, tabii bu konunun otoritesi olmamakla birlikte, yaptığımız araştırmalar ve aldığımız bilgilerle şunu kısaca söylemek mümkün: Dinî ve ahlakî açıdan bakıldığında, eşler arasında yasak diye ifade edebileceğimiz iki tane kural var. Bunlardan bir tanesi âdet döneminde cinsel ilişkiye girilmesi, diğeri de makat yoluyla arkadan cinsel ilişkiye girilmesidir. Bunun dışında çiftler, karı-koca birbirlerini elle, dille, dudakla, cinsel organla; isteklerine karşılık verme, haz aldıkları şekilde uyarma konusunda serbesttirler. Hatta bazen geç uyarılma, yeterince uyarılamama, cinsel ilişkiden haz alamama, zamanında orgazma hazır olamama gibi cinsel problemlerle karşılaşan çiftlerde oral seks; elle, dille, dudakla uyarma çözüm de olabilir. Önerilen bir tedavi biçimi olabilir. Çünkü birçok çiftte, özellikle yeni evlilerde erkekler çok çabuk cinsel ilişkiye hazır hale gelebilir, hatta boşalmayı kontrol edemezken, kadınlar erkeklere kıyasla daha geç uyarılmaktadır. Sadece birkaç dakika sonra erkeğin boşalmaya hazır olduğu anda gerçekleştirilen duhul, yani iki organın birbiriyle birleşmesi halinde, ilişki de kadının tatmin olamaması ile sonuçlanmaktadır. Bu ön sevişme sırasında kadının daha fazla uyarılması için bahsettiğimiz oral seksin zaman zaman faydalı olabileceğini ifade etmek lazım.

“Benim sorunum penisimin geç sertleşmesi. Cinsel ilişkiden sonra sertleşmenin yok olması. İkinci defa için sertleşmiyor ve meninin gelmemesi psikolojimi bozuyor. Doktora gittim, sorunun diyabetten kaynaklandığını söylediler. Bana yardımcı olabilir misiniz?”
Şeker hastalığı penisin sertleşmesini sağlayan sinir ve damarları etkileyerek, tahrip ederek, hasarlara uğratır ve sertleşme bozukluğuna sebep olur. Karşımıza cinsel ilişki bozukluğu ile gelen hastalarımızın birçoğunda, temel etken olarak şeker hastalığı geliyor. Birçok erkek, normal olarak—dikkat edin normal olarak diyorum—bir defa ilişkiye girdikten sonra duyarsız bir dönem geçirir. Bu gayet normal bir fizyolojik hadise. Bu duyarsız döneme refrakter dönem deriz. Yani ne yaparsak yapalım tekrar uyarılma ve sertleşme bir süre gerçekleşmeyebilir. Bu duyarsız dönem kişiden kişiye değişebilir. Birinde 5 dakika sonra ikinci sertleşme olabilirken, bir başkasında 25 dakika olamayabilir. Her iki durum da normaldir. Dolayısıyla psikolojik etkilere duçar olmak tamamen gereksizdir. İkinci bir sertleşme ve dolayısıyla ilişki hiç olmayabilir, bu da yine çok doğal ve normaldir. Kişi dinlenmek, uyumak isteyebilir. “İkinci ilişki mutlaka olacak” diye diretmek ve yapamayınca da problem kabul etmek doğru değildir. Hele hele, eğer şeker hastalığı gibi bir sorun sözkonusu ise, doğal olarak ikinci sertleşme çok daha zor olacaktır.

“42 yaşındayım. 6 ay önce kalp krizi geçirdim. Doktorlarım herhangi bir sıkıntı yaşamayacağımı söylediler. Haplarımı düzenli aldığım takdirde, bende ciddi anlamda cinsel isteksizlik ve sertleşme sorunu çıktı. Sertleşmede çok zorlanıyorum. Bu sorunların, kullanmış olduğum kalp ilaçları ile ilgisi olabilir mi? Yoksa psikolojik mi? Doktorum ‘Viagra türü ilaçları bir süre kullanabilirsin’ dedi. Ama ben kalp ilacı kullanıyorum diye bu ilacı almaktan korkuyorum, korkum yersiz mi?”
40’lı yaşlarda geçirilen kalp krizi, kişinin psikolojik dünyasında çok büyük yıkımlara sebep olacaktır. Ölüm korkusu getirecektir ve daha sonraki hayatında belki yepyeni bir sayfa açmak gibi yeni bir tarzı benimsetecektir. Kalp krizi geçiren hastamızın aylarca cinsel sıkıntı çekmesi psikolojik yönden normal karşılanabilir. Tekrar kriz geçirme korkusu, bir yandan alınan kalp tedavileri, ilaçlar, tedbirler düşünülürken, bunlarla hemhal olunurken, cinsellikten uzaklaşılması tabiî karşılanabilir.
Cinsel aktivite kalbin yükünü arttıran ve efor sarfettiren bir eylem olduğu için, bu kişilerde tekrar kriz geçirme korkusu olacaktır. İşin büyük ölçüde psikolojik boyutu var. Ayrıca kalp krizine yol açan etken kalp koroner damarlarında tıkanma yapan damar sertliği ise, aynı damarlar peniste de hasar gördüğü için bir dönem sertleşme sorunu yaşanması normaldir. Kalp hastalığına olan etken burada da etkili olacaktır. Ayrıca yüksek tansiyon ve kalp ilaçlarının da yan etkileri olabilir. Dolayısıyla kalp krizi geçirmiş kişilerde hem psikolojik, hem de kullandığı ilaçlar dolayısıyla cinsel sorunlar görülebilir. Kullanılan ilaçlar cinsel isteksizlik oluşturabilir.
Piyasadaki penisi sertleştirmeye yönelik olan haplar kalp sağlığı için tehlikeli olabilir, bunun için kardiyoloji uzmanına danışılmalı. Eğer kardiyoloji uzmanı, uygun görürse kullanılabilir. Ürolog olarak mutlaka kardiyoloji uzmanının görüşünü alırız.

“Penisin ortasında bir ağrı var. Yumurtalıklarıma dokunduğum zaman ağrı hissediyorum, kasıklarımda hafif sancı, küçük su dökerken bitmiyor gibi hissediyorum. Bir gün doktora gittim, “Şekerin var” dediler. Bu konuda beni aydınlatır mısınız?”
Öncelikle hastanın yaşını bilmemiz çok önemli. Bir defa idrarın bitmemesi gibi bir his, diyabetik olmasına işaret ediyor, dolayısıyla belki farkında değildir. Onun mesanede yapmış olduğu ‘şekerin sinirsel etkisi’ diye tabir edelim, bir nörolojik bozukluk olabilir. Belki bir his bozukluğu olabilir. Diğer yandan genç yaşlarda görülen, belki diyabetin de zeminini hazırladığı prostat rahatsızlığı, bir prostat iltihabı veya prostat şişmesi olabilir. Testislerdeki dolgunluk hissini ona bağlayabiliriz. “Yumurtalarımda ağrı var” diyor. Penisin ortasında bir ağrıdan söz ediyor. İdrar tahlili yaptırıp iltihap var mı, yok mu, onu ayırt etmek lazım. İdrarda iltihap olabilir, belki taş olabilir, şart değil ama, bunu bilebilmek için tetkik etmek lazım. Şeker hastalığı ile birlikte birkaç hastalık birden olabilir. Zaten şekerim var, dediğine göre hasta dâhiliyeye gitmiş olabilir. Tetkiklerle beraber ürolog tarafından da görülmesi gerekiyor.

“Stent tedavisiyle tıkalı olan kalp damarları açılabiliyor. Stent denilen tedavi, boru şeklinde, bir kanalın açık kalmasını sağlayan, âdeta bir kalıp. Bu kalp damarlarına, birtakım damarlara konulabiliyor. Peki, prostat tedavisinde stent benzeri bir çözüm uygulaması mümkün olmaz mı?”
Tabii, bir mantıkla yaklaşmış, çok da doğru yaklaşmış. Yıllar önce yine aynı mantıkla yaklaşarak bu prostat irileşmesine ve tıkanıklığına çözüm olarak uygulanmış bir yöntemdi bu stentler; zaman içerisinde popülaritesini yitirdi. Değişik yapılarda stentler prostata da uygulandı. Ama vermiş olduğu rahatsızlık, yer değiştirmesi, üzerinde taş oluşumları meydana gelmesi, zaman içinde tekrar içini kapanması gibi nedenlerle çok sık kullanılmıyor, ama çok gerekli olduğunda en son çare olarak halen uygulanabilir.

“Büyük abdest yaparken ıkınma anında kaygan bir sıvı geliyor. Acaba bu, iltihap olabilir mi?”
Bize gelen pek çok hastamız bu durumdan şikâyetçi; kaygan sıvı gelmesinden. Ülkemizde, bu sıvıyla gusül abdestin bozuluyor olması kuşkusu, bir de iltihap olabilir mi endişesi çok yaygın. Esasında herkeste mevcut bir salgı bezi olan prostatın bir sekreti var, yani salgısı var. Ağzımızdaki ıslaklık, tükürük nasıl içeriyi ıslak tutuyorsa üretra dediğimiz idrar yolunu, ön idrar yolunu ıslatan bir sıvı var. Bu sıvı oradaki çeşitli bezlerle prostat tarafından salgılanıyor; hatta prostattan farklı bir salgı daha var. Bizim ejekülat dediğimiz meninin çoğunluğunu oluşturan ve spermin yaşaması için ve de beslenmesi için bir kısım şeyler sağlıyor o madde. O salgıya prostat salgısı, fazla salgılanmasına prostatore diyoruz. Hiçbir şekilde bir hastalık değil, erkeğin genç, aktif zamanlarında daha çok olan, bazen de daha ileri yaşta olduğu da görülen bir akıntı. Bu akıntı her zaman olmaz, ama zorlanınca, ıkınınca, küçük büyük abdest sırasında, karın içi basıncın artması halinde salgılanan normal bir sıvıdır. Yani korkmayın bir problem yok!
Birçok insan, özellikle genç grubu bunu kafalarına takarak kuruntu yapıyor, hekim hekim dolaşıyor. Bir yığın tetkik yapılıyor, bazı hekimler bıkıp reçete yazıyor. Bu sebeple lüzumsuz yere antibiyotik kullanımı da olabiliyor. Doğal olan salgıları tedavi etmeye kalkışmayalım!