KRİPTORŞİDİZM
Doç.Dr.M.İhsan Karaman
Haydarpaşa Numune Hastanesi
2.Üroloji Klinik Şefi
I. ARKAPLAN:
Yunanca
“kryptos” (saklı, gizli) ve “orchis” (testis) kelimelerinden türeyen
“kriptorşidizm” terimi, skrotumda olmayan testis için kullanılır. Her ne kadar
“kriptorşid” ve “inmemiş” sıfatları eşanlamlı gibi kullanılsa da, gerçek böyle
değildir. Çünkü, kriptorşid testis inmemiş olabileceği gibi, aynı zamanda
ektopik veya atrofik/agenetik de olabilir. Galen ve Vesalius döneminden beri
bilinen kriptorşidizm, 18. yüzyılda John Hunter tarafından ayrıntılı olarak
tanımlanmış olmasına rağmen, bugün bile sebepleri tam anlaşılamamış olan
pediatrik ürolojinin en yaygın cerrahi antitesidir.
II. TANIM VE SINIFLAMA:
Bir
ya da iki skrotum kompartmanında testis görülmediği zaman, en önemli fiziksel
bulgu, testisin palpabl olup olmadığıdır. Bu bulgu, klinik yaklaşımı doğrudan
etkiler.
Palpabl
kriptorşid testisler, tüm kriptorşidlerin %80’ini oluşturur ve gerçek inmemiş testis, ektopik testis ve retraktil
testis olarak ayrılabilir. %20’lik grubu teşkil eden nonpalpabl kriptorşid
testisler ise intraabdominal, atrofik
ve agenetik testislerden oluşur.
Gerçek
inmemiş testis:
Normal
embriyolojik iniş yolu üzerinde kalıp, skrotum tabanına inememiş testislerdir.
Dolayısıyla batın içinde, inguinal kanalda veya hemen dış inguinal halkanın
çıkışında (preskrotal) bulunabilirler.
Bir
varyasyon olan “sliding testis” çok
kısa bir spermatik korda sahiptir ve elle skrotuma çekilip serbest bırakıldığı
anda hemen eski anormal pozisyonuna geri döner.
Karıştırılmaması
gereken bir diğer klinik durum da “ascended
testis”tir. Daha önce skrotumda, inmiş pozisyonda bulunduğu bilinirken,
genellikle ilkokul çağında inguinal bölgede palpe edilen testisleri ifade eder.
Spermatik kordda bulunan bir fibröz kalıntının, çocuk büyürken kordun uzamasına
engel olup testisi yukarı çekmesiyle oluştuğu sanılmaktadır. Testisin geri
yukarı çıkışı, iyatrojenik olarak bir kasık fıtığı operasyonu sonrasında da
görülebilir.
Ektopik
testis:
Normal
iniş yolundan saparak, ipsilateral hemiskrotumdan farklı bir yere yerleşen
testistir. En sık görülen ektopi lokalizasyonu Denis-Browne’ın süperfisyel
inguinal poşudur. Diğerleri; femoral, pubik, penopubik, penil ve perineal
ektopik testislerdir. Testiküler ektopi, muhtemelen, gubernakulumun bir
segmentinin aşırı gelişip uzamasından veya skrotal giriş obstrüksiyonundan
oluşur. Ektopik testis bulunduğu yere fibröz ataşmanlarla yapıştığından,
mutlaka cerrahi tedavi endikasyonu vardır.
Retraktil
testis:
Normal
inişini tamamlayıp skrotuma varmasına rağmen, aşırı aktif kremaster refleksi
sebebiyle zaman zaman inguinal bölgeye doğru çekilen testislerdir. Kremaster
refleksi, iki yaş üzerindeki bütün erkek çocuklarda mevcut olup, genitofemoral
sinirin bir fonksiyonudur. Uyluk iç kısmının elle stimulasyonu ile ortaya
çıkarılabilir.
Retraktil
bir testis normal boyuttadır ve elle rahatça skrotuma indirilebilir.
Salıverildiğinde ise, en azından kısa bir süre skrotumda kalır.
İntraabdominal
testis:
İç
inguinal halkanın kapalı ve açık olduğu iki varyantı mevcuttur. Kapalı halka
varyantı genellikle prune belly sendromu ile birlikte olur. Açık halka
varyantında ise, testis batın boşluğundan inguinal kanala girip çıkabilir ve “peeping testis” olarak adlandırılır.
Atrofik
testis:
Scott
tarafından “vanishing testis” olarak
tanımlanan bu durumda, testiküler damarlar ve vas deferens mevcut olup testis
yokolmuştur. Etyolojide, genellikle üçüncü trimesterde oluşan in utero
testiküler torsiyon sorumlu tutulur.
Testiküler
agenezi:
Embriyonel
hayatta gonadal kabartının şekillenememesi veya kan damarlarının gelişememesi
sonucu testis agenezisi meydana gelir. Vanishing testisin aksine, agenezide
ipsilateral Müller kanalı yapıları mevcuttur.
III. EMBRİYOLOJİ:
Testis
oluşumu, Y kromozomunun kısa kolundaki SRY (sex-determining region Y linked)
geninin varlığıyla, daha döllenme sırasında belirlenir. Bununla beraber,
gebeliğin altıncı haftasına kadar, gonadlar başkalaşmadan (çift potansiyelli)
kalır. 6. ve 7. haftalarda SRY geni etkisiyle gonadlar testis yönünde
başkalaşır. Sekizinci haftaya kadar Sertoli hücreleri gelişir ve Müler
kanalının regresyonunu sağlayan MIS (Müllerian inhibitory substance) salgılar.
Leydig hücreleri ise, 9. haftadan başlayarak teşekkül eder ve WOLF kanalı
gelişimini uyaran testosteronu salgılamaya başlar. Skrotumun da dahil olduğu
erkek dış genital yapıları, gebeliğin 10-15. haftaları arasında oluşur.
Testisin
transinguinal inişi 24-28. haftalar arasında oluşur ve üçüncü trimester içinde
tamamlanır. Normal olarak, doğum öncesinde processus vajinalis tamamen oblitere
olur; gubernakulum da atrofiye olup bir ligaman halinde kalır. İnmemiş
testislerin %90’ında ise, processus vajinalis açık kalmıştır.
Henüz
kesin bir sonuca ulaşamamış olsa da, bugüne kadarki çalışmalar, testiküler
inişin bazı hormonal ve mekanik faktörlerin etkileşimi sayesinde olduğunu
göstermektedir. Hormonal faktörler; androjenler (testosteron ve
dihidrotestosteron), MIS, descendin, epidermal growth faktör ve östrojenlerdir.
Spesifik mekanik faktörler arasında ise, batın duvarı ve batın içi basıncı,
gubernakulum, epididim ve genitofemoral sinir sayılabilir.
IV. EPİDEMİYOLOJİ:
Miadında
yenidoğanlarda kriptorşidizm insidansı %3-5’tir. Bunların birçoğu, genellikle
hayatın ilk 3-4 ayı içinde olmak üzere spontan inerler. Dolayısıyla, bir
yaşında kriptorşidizm insidansı yaklaşık %0.8-1 olur. Genç erişkin populasyonda
da insidansın aynı olması, ilk yıldan (hatta ilk 9 aydan) sonra spontan
testiküler iniş olmayacağının delilidir.
Kriptorşidizmin
bazı özelliklere göre dağılımı söyledir:
·
Palpabl %80, nonpalpabl %20
·
Unilateral %68, bilateral %32
·
Sağ taraf %70, sol taraf %30
V. ETYOLOJİ:
Kriptorşidizm
etyolojisini açıklamak için birçok teori ileri sürülmüştür:
VI. RİSK VE KOMPLİKASYONLAR:
Aynı
zamanda tedavi endikasyonlarını da oluşturan kriptorşidizm riskleri ve
komplikasyonları şunlardır:
VII. TANI:
Kriptorşidizmin
tanısı fizik muayene ile konur. Her ne kadar, hekimin tecrübesine bağımlı olsa
da, fizik muayene en güvenilir, en doğru, en az invazif ve en ucuz tanı
yöntemidir. Kremaster refleksinin zayıf ve yağ dokusunun az olduğu ilk 6 aylık
dönem, fizik muayene ile tanı koymak için en ideal zamandır. Sıcak bir ortamda,
sıcak ellerle, gereğinde kayganlaştırıcı kullanarak, spina iliaka anterior
superiordan simfiz pubise doğru yapılacak derin bir palpasyon yüksek tanı şansı
doğurur. Sadece yatarak değil, hint fakiri ve çömelme pozisyonlarında da fizik
muayene yapılmalıdır.
Nonpalpabl
testis için lokalizasyon yöntemleri arasında kullanılan radyolojik görüntüleme
teknikleri, en az %20’lik bir yalancı-negatif oranına sahip olduğundan,
cerrahiyi ekarte ettirecek kadar güvenilir değildir. Ultrasonografi ve manyetik
rezonans görüntüleme, nonpalpabl testisin kesin yerini belirleyip, buna göre
uygun ameliyat planı yapmaya yardımcı olabilir.
Bilateral
nonpalpabl testiste, operatif girişim öncesinde, testosteron üreten testis
dokusu varlığını göstermek için HCG stimulasyon testi yapılmalıdır.
Bugün
için, nonpalpabl bir testisi lokalize etmek veya yokluğunu ispatlamak için en
güvenilir ve seçkin yöntem, laparoskopidir. Tanısal değeri yanında, son
zamanlarda laparoskopik yolla orşiektomi veya orşiopeksi yapılıyor olması da,
tekniğin diğer bir üstünlüğünü oluşturmaktadır.
VIII. TEDAVİ:
A) Medikal
Tedavi:
Değişik
hormon preparatları kullanılarak yapılır. Opsiyoneldir. Ektopik testis, klinik
inguinal herni varlığı ve geçirilmiş başarısız orşiopeksi durumlarında hormon
tedavisi kontrendikedir.
Kullanılan
ajanlar:
·
HCG
·
LHRH
·
İkisinin kombinasyonu
·
Buserelin
Yakın tarihli bir
hormonal tedavi meta-analizinde, LHRH başarısı (%21), HCG başarısından (%19)
daha üstün bulunmuş, her ikisinin de plasebodan (%4) daha başarılı olduğu
gösterilmiştir. Daha düşük yerleşimli testislerde cevap daha iyi ve retraktil
testislerde başarı oranı %100 bulunmuştur. Bilateral inmemiş testisler,
hormonal tedaviden daha iyi istifade ederler. Bu tedavi sonucunda başarıyla
inmiş testislerin %10-25’i tekrar yukarı çıkabileceğinden izlem önemlidir.
Hormonal tedavi,
şüpheli olgularda retraktil testis tanısını teyid etmede çok yararlı olup,
gereksiz cerrahiyi önlemek için bu endikasyonla kullanılabilir.
B) Cerrahi
Tedavi:
İnmemiş
testisin cerrahi tedavisi, spontan iniş ihtimalinin kalmadığı, testisin germ
hücrelerinin de yüksek intraabdominal ısıdan henüz etkilenmediği 6 ay-1 yıl
arasındaki dönemde yapılmalıdır. Yüksek yerleşimli intraabdominal testislerin
ise, ilk 6 ay içinde opere edilmesinde anatomik ve teknik avantajlar vardır.
İki
yaşından sonra orşiopeksi yapılma kararı, o testisin kişiye sağlayacağı yarara
dayalı olarak verilmelidir. Özellikle 10 yaşından sonra tespit edilen tek
taraflı bir inguinal veya abdominal testis için orşiektomi tavsiye edilir. Bazı
otörler, malignite riski nedeniyle, hangi yaşta olursa olsun, tek taraflı
intraabdominal testislerin çıkarılmasını savunurlar. Öte yandan, 32 yaşından
itibaren, orşiektominin cerrahi ve anestetik riski, testiküler kanser riskinden
fazla olacağından ameliyat önerilmez.
Standart
inguinal eksplorasyon ve orşiopeksinin temel prensipleri:
1. Palpabl testiste cerrahi tedavi:
İnguinal
cilt kıvrımı üzerinden küçük bir insizyonla yapılacak inguinal orşiopeksidir.
Hemen daima outpatient cerrahi olarak gerçekleştirilir. Başarı oranı %90’ın
üzerindedir.
2. Nonpalpabl testiste cerrahi tedavi:
Teknik
olarak daha zor ve başarısı daha düşüktür. Alternatifler şöyle sıralanabilir:
a)
Terapötik laparoskopi:
·
Orşiektomi
·
Fowler-Stephens orşiopeksinin birinci
seansı
·
Primer orşiopeksi
b) Açık cerrahi:
·
Orşiektomi
·
Fowler-Stephens orşiopeksi
1. Tek aşamalı
2.
İki aşamalı
·
İki aşamalı klasik orşiopeksi
·
Mikrovasküler ototransplantasyon
Cerrahi tedavinin
teknik başarısıyla ilgili bir literatür meta-analizinde alınan sonuçlar
şöyledir:
1. Preoperatif
testis pozisyonuna göre:
·
Abdominal testis %74
·
Peeping testis %82
·
Kanaliküler testis %87
·
Preskrotal testis %92
2. Uygulanan
prosedüre göre:
·
İnguinal girişim %89
·
Transabdominal girişim %81
·
Tek aşamalı Fowler-Stephens %67
·
İki aşamalı Fowler-Stephens %73
·
Mikrovasküler ototransplantasyon %84
Cerrahi olarak
çıkarılan, yahut başından beri yok olan bir testis yerine, skrotuma testis
protezi yerleştirilebilir. Daha emniyetli protez materyallerinin
geliştirilmesiyle, gelecekte bu opsiyonun kullanımı daha da artacaktır