Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Strateji Tüketici Masası

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
 Okur Hattı
 Basın Özetleri
 Abonelik
 
 

Ya sorun erkekte ise!

Kısırlık riski kadın ve erkek için eşittir. Çocuk olmadığı zaman ilk şüphelenilen kadın olur. İlk durak da kadın doğum uzmanıdır. Üstelik erkek kısırlığının teşhisi de kolaydır.

Mutlu bir evlilikle dünya evine giren eşlerin aradan birkaç ay geçince özlemle istedikleri ilk şey bir çocuk sahibi olmaktır. Eşlerin hamileliği önleyici herhangi bir araç ya da ilaç kullanmadan düzenli bir cinsel birlikteliği yaşamaları halinde bir yıl içinde hamilelik oluşması beklenir. Ama ya oluşmamışsa? İşte bu soru çocuk sahibi olmayı arzulayan çiftlerin aralarında gerginliğe sebep olabilecek ve uzun bir maratonun başlangıcını oluşturacak bir sorudur. Oysa eşlerin bu türden bir sorun karşısında birbirlerine karşı anlayışlı olmaları ve bu sorunu birlikte ortadan kaldırmaları gerekmektedir.

Peki böyle bir durumda kusur kimdedir? Tıp dilinde adına “infertilite” denilen kısırlıkta ilk şüphelenilen kişi genelde kadın ve ilk durak da bu yüzden kadın doğum uzmanı olmaktadır. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği Şefi Doç. Dr. M. İhsan Karaman, kısırlığı önce kadında aramanın erkeklik gururundan ve erkeklerde kusur aramaya alışkın bir toplum olmadığımızdan kaynaklandığını belirterek “Kusur kimde doktor bey?” sorusuna şu cevabı verdiklerini söylüyor:

“Problem eşler arasında eşit olarak bulunur. Kısırlık bir kusur değil, bir hastalıktır. Diğer hastalıklarda nasıl birbirimizde kusur aramıyorsak, bunda da arayamayız. Kısırlığa yol açan problemlerin 1/3’ü kadında, 1/3’ü erkekte ve 1/3’ü de her ikisinde müşterek bulunur. Erkek kısırlığında teşhis kolay, tedavi zor; kadın kısırlığında ise teşhis zor, tedavi kolaydır. Bu yüzden kadınla ilgili araştırmalar uzun zamana ve masrafa yol açar. O halde erkek milletinin kompleksini bir yana bırakıp, uzman bir üroloğa görünmesi en doğru ve kestirme yoldur. Çocuğu olmayan çiftlerde en ağır sosyal baskı hanımlar üzerindedir. Erkekler bu baskıyı artırmamalı, eşlerine yardımcı olmalıdırlar.”

Üzerindeki gerginliği atıp doktora gitmeye karar veren baba adaylarını nasıl bir tedavi bekliyor dersiniz? Ayrıntılı bir sorgulama ve tam bir muayene sonucunda spermiogram testi isteniyor. Meni tahliliyle ortaya çıkan sonuç bu aşamadan sonraki tetkiklerin seyrini belirliyor. Bu tahlilde olumsuz bir sonuç çıkması halinde baba adaylarının önce bunun sebebine yönelik tetkiklerden geçmesi gerekiyor.

“Geciken gebelik, hiç gelmeyecek gebelik demek değildir.” diyen üroloji uzmanı Karaman, baba adaylarının tedaviden ümitsiz olması durumunda ciddi bir kedere kapıldıklarını gözlemlediğini ve topu karşı tarafa atarak konuya ilgisiz kalma yolunu seçtiklerini kaydediyor. Oysa doğru bir hekime gidip, daha sonra tevekkül ve anlayışla olaya yaklaşmak yapılacak en doğru davranışlardan birisi. Erkeklerde rastlanan sorunların başında yüzde 40 oranıyla “varikosel” geliyor. Halk arasında damar tıkanıklığı olarak bilinen; ama gerçekte bir damar genişlemesi olan hastalık, spermlerin sayı, hareket ve şekillerini bozarak çocuk oluşmasını engelliyor. Doğru teşhis sonucu yapılan bir ameliyatla yaklaşık yüzde 40–50 vakada hamileliğin oluşacağını ve toplam yüzde 70 olguda ise sperm sayısı ve fonksiyonlarının iyi yönde gelişeceğini ifade eden Karaman, ürolojinin en çok istismar edilen ameliyatlarından olan varikosel konusunda ticari operasyonlardan kaçınmak gerektiğinin altını çiziyor. Varikosel ameliyatı dışında, baba adaylarını bekleyen operasyonlar arasında mikrocerrahi yöntemle sperm kanallarının açılması ve tıkalı sperm kanalı çıkışlarının endoskopik yolla kesilmesi yer alabiliyor. Bunlarda da başarısızlık yaşanırsa interfil çiftin son durağı suni döllenme yöntemleri oluyor. Aşılama, tüp bebek ve mikroenjeksiyon yardımlı üreme tekniklerini oluşturuyor. Ancak bu yöntemler maddi olarak aile bütçesini zorlayan işlemleri gerektiriyor. Tüp bebek sahibi olmak isteyen çiftler en az 3–4 bin doları gözden çıkarmak zorunda.

5–6 aylık evli çiftlerin “çocuğumuz olmuyor” diye doktor doktor dolaşmalarının gereksiz bir telaş olduğunu ve maddi–manevi kayıplara yol açacağını söyleyen üroloji uzmanı İhsan Karaman, “Dünyada olduğu gibi ülkemizde de problemler yüzde 50 oranında erkeği ilgilendirmektedir. Bu yaygın olan sorunun çözümü için hanımlardan önce baba adaylarının uzman bir üroloğa görünmesi en kestirme ve doğru olan yoldur. Her türlü tedavi yolunu deneyip de beklediklerini bulamayan çiftler, hayrı ve şerri yaratan yaratıcının hikmetine sığınmalıdırlar. Kulların bilip çözemediği konularda teslimiyet göstermek, gerçek kulluğun bir gereğidir.” diyor.

Ayrıntılı bilgi için: www.ihsankaraman.com ERKEK KISIRLIĞINDA RİSK FAKTÖRLERİ NELER? İnmemiş testis (doğuştan yumurtaların torbaya inmemesi), Yumurtalarda travma, Kabakulak sırasında yumurtaların da iltihaplanması, Sigara, Bazı kimyasal maddelere veya radyasyona maruz kalma (Laborantlar, röntgen teknisyenleri, bazı sanayi işçileri vs.), Yumurtaların uzun süre aşırı sıcak ortamda kalması (Fırıncılar, cam sanayii işçileri vs.), Bazı kronik hastalıklar ve kanser tedavileri (kemoterapi).

Salih Zengin / İstanbul

17.01.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


17 Ocak 2002
Zaman'da Bugün

Kadın-Aile

Bütün haberler


Başlıklar

> Ya sorun erkekte ise!

> Kilo vermek isteyenlere öneriler

> Mandalina C vitamini deposu

> 1–2 aylık bebeğiniz neler yapabilir?

> Bir hatırlatma


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

Copyright© 1995-2001 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: mailto:okurhatti@zaman.com.tr?subject=Okur Hatti...
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.