|
Kısırlık riski kadın ve erkek için
eşittir. Çocuk olmadığı zaman ilk şüphelenilen kadın olur. İlk durak
da kadın doğum uzmanıdır. Üstelik erkek kısırlığının teşhisi de
kolaydır.
Mutlu bir evlilikle dünya evine giren eşlerin aradan birkaç ay
geçince özlemle istedikleri ilk şey bir çocuk sahibi olmaktır.
Eşlerin hamileliği önleyici herhangi bir araç ya da ilaç kullanmadan
düzenli bir cinsel birlikteliği yaşamaları halinde bir yıl içinde
hamilelik oluşması beklenir. Ama ya oluşmamışsa? İşte bu soru çocuk
sahibi olmayı arzulayan çiftlerin aralarında gerginliğe sebep
olabilecek ve uzun bir maratonun başlangıcını oluşturacak bir
sorudur. Oysa eşlerin bu türden bir sorun karşısında birbirlerine
karşı anlayışlı olmaları ve bu sorunu birlikte ortadan kaldırmaları
gerekmektedir.
Peki böyle bir durumda kusur kimdedir? Tıp dilinde adına
“infertilite” denilen kısırlıkta ilk şüphelenilen kişi genelde kadın
ve ilk durak da bu yüzden kadın doğum uzmanı olmaktadır. Haydarpaşa
Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği Şefi Doç.
Dr. M. İhsan Karaman, kısırlığı önce kadında aramanın erkeklik
gururundan ve erkeklerde kusur aramaya alışkın bir toplum
olmadığımızdan kaynaklandığını belirterek “Kusur kimde doktor bey?”
sorusuna şu cevabı verdiklerini söylüyor:
“Problem eşler arasında eşit olarak bulunur. Kısırlık bir kusur
değil, bir hastalıktır. Diğer hastalıklarda nasıl birbirimizde kusur
aramıyorsak, bunda da arayamayız. Kısırlığa yol açan problemlerin
1/3’ü kadında, 1/3’ü erkekte ve 1/3’ü de her ikisinde müşterek
bulunur. Erkek kısırlığında teşhis kolay, tedavi zor; kadın
kısırlığında ise teşhis zor, tedavi kolaydır. Bu yüzden kadınla
ilgili araştırmalar uzun zamana ve masrafa yol açar. O halde erkek
milletinin kompleksini bir yana bırakıp, uzman bir üroloğa görünmesi
en doğru ve kestirme yoldur. Çocuğu olmayan çiftlerde en ağır sosyal
baskı hanımlar üzerindedir. Erkekler bu baskıyı artırmamalı,
eşlerine yardımcı olmalıdırlar.”
Üzerindeki gerginliği atıp doktora gitmeye karar veren baba
adaylarını nasıl bir tedavi bekliyor dersiniz? Ayrıntılı bir
sorgulama ve tam bir muayene sonucunda spermiogram testi isteniyor.
Meni tahliliyle ortaya çıkan sonuç bu aşamadan sonraki tetkiklerin
seyrini belirliyor. Bu tahlilde olumsuz bir sonuç çıkması halinde
baba adaylarının önce bunun sebebine yönelik tetkiklerden geçmesi
gerekiyor.
“Geciken gebelik, hiç gelmeyecek gebelik demek değildir.” diyen
üroloji uzmanı Karaman, baba adaylarının tedaviden ümitsiz olması
durumunda ciddi bir kedere kapıldıklarını gözlemlediğini ve topu
karşı tarafa atarak konuya ilgisiz kalma yolunu seçtiklerini
kaydediyor. Oysa doğru bir hekime gidip, daha sonra tevekkül ve
anlayışla olaya yaklaşmak yapılacak en doğru davranışlardan birisi.
Erkeklerde rastlanan sorunların başında yüzde 40 oranıyla
“varikosel” geliyor. Halk arasında damar tıkanıklığı olarak bilinen;
ama gerçekte bir damar genişlemesi olan hastalık, spermlerin sayı,
hareket ve şekillerini bozarak çocuk oluşmasını engelliyor. Doğru
teşhis sonucu yapılan bir ameliyatla yaklaşık yüzde 40–50 vakada
hamileliğin oluşacağını ve toplam yüzde 70 olguda ise sperm sayısı
ve fonksiyonlarının iyi yönde gelişeceğini ifade eden Karaman,
ürolojinin en çok istismar edilen ameliyatlarından olan varikosel
konusunda ticari operasyonlardan kaçınmak gerektiğinin altını
çiziyor. Varikosel ameliyatı dışında, baba adaylarını bekleyen
operasyonlar arasında mikrocerrahi yöntemle sperm kanallarının
açılması ve tıkalı sperm kanalı çıkışlarının endoskopik yolla
kesilmesi yer alabiliyor. Bunlarda da başarısızlık yaşanırsa
interfil çiftin son durağı suni döllenme yöntemleri oluyor. Aşılama,
tüp bebek ve mikroenjeksiyon yardımlı üreme tekniklerini
oluşturuyor. Ancak bu yöntemler maddi olarak aile bütçesini zorlayan
işlemleri gerektiriyor. Tüp bebek sahibi olmak isteyen çiftler en az
3–4 bin doları gözden çıkarmak zorunda.
5–6 aylık evli çiftlerin “çocuğumuz olmuyor” diye doktor doktor
dolaşmalarının gereksiz bir telaş olduğunu ve maddi–manevi kayıplara
yol açacağını söyleyen üroloji uzmanı İhsan Karaman, “Dünyada olduğu
gibi ülkemizde de problemler yüzde 50 oranında erkeği
ilgilendirmektedir. Bu yaygın olan sorunun çözümü için hanımlardan
önce baba adaylarının uzman bir üroloğa görünmesi en kestirme ve
doğru olan yoldur. Her türlü tedavi yolunu deneyip de beklediklerini
bulamayan çiftler, hayrı ve şerri yaratan yaratıcının hikmetine
sığınmalıdırlar. Kulların bilip çözemediği konularda teslimiyet
göstermek, gerçek kulluğun bir gereğidir.” diyor.
Ayrıntılı bilgi için: www.ihsankaraman.com ERKEK KISIRLIĞINDA
RİSK FAKTÖRLERİ NELER? İnmemiş testis (doğuştan yumurtaların torbaya
inmemesi), Yumurtalarda travma, Kabakulak sırasında yumurtaların da
iltihaplanması, Sigara, Bazı kimyasal maddelere veya radyasyona
maruz kalma (Laborantlar, röntgen teknisyenleri, bazı sanayi
işçileri vs.), Yumurtaların uzun süre aşırı sıcak ortamda kalması
(Fırıncılar, cam sanayii işçileri vs.), Bazı kronik hastalıklar ve
kanser tedavileri (kemoterapi). |